Geçmişten bir dümbelek!

Dün gece sinemaya gittik. "Prince of Persia"
Sevdim çekimlerini.
Herhalde dedemin İran kökenli olması nedeniyle de ilgiyle izledim filmi, o zamanki hayatı bir nebze olsun hissedebilmek için. Aman ne ihtişam.
Sinemada 25'li yaşlarda iken hayatıma giren ve bir kaç ay kalıp dengemi bozan sonrasında da defolup giden zatı muhterem Ertuğrul gelip tam bir önümdeki sıraya oturmaz mı!
İçim sıkıştı.
Onunla geçirdiğim kısıtlı süredeki salaklığım geldi aklıma.
Bir anda, o günlere ışınlandım sanki.
Üstü açık arabası ile geceyarısından sonraki saatlerde Boğaz Köprüsü'nden geçtiğimiz gece hoştu doğrusu. Burcu'nun düğününden çıkmıştık. Burcu, benim üniversite hazırlık kursundan onun da liseden arkadaşı. Hatta tanışmamıza da Burcu vesile olmuştu zamanında...
Sonrasında ise, çocuğun bin türlü çarpık bakış açısı karşısındaki çaresiz çabalayışlarımla geçmişti aylar.
Ne gerizekalıymışım!!!
Şimdi ahkam kesiyorum ya herkese "Seni üzenden uzak dur, psikopattan kaç, vs vs", zamanında benim de bir vukuatım olmuş.
Neyse ki sadece bir tane.
Ayyy, sanırım üniversitede takıldığım ve benden 10 yaş büyük olan psikopatı da saymam gerekiyor.
O zaman iki çürük olmuş hayatımda.
Oh be, neyse ki sadece iki.
Ve şu anki hayatıma hiç bir yansıması, hiç bir etkisi yok!
Offf, nasıl oldu da doğru yolu buldum acaba?
Karşıma Hakan'ın çıkması bir şans mıydı? Yoksa,...?
Bilmiyorum?
Detaylar başka zaman.
Şu an bu durumda olduğum için mutluyum.

Hmmm, hemen lafımı bağlayayım.
Evet önümde oturdu.
Ve içim sıkıştı.
Ama iyi ki karşılaşmışım 10 yıl sonra.
Zamanında benim de bu alanda hatalarım olduğunu görmek içimi rahatlattı.
Bir de geride kalmış olduğunu bilmek.
Ya o insanla evlenmiş olsaydım?
Düşünmek bile istemiyorum.
:)

Gerçekten şu an beni çok mutlu ediyor.

Yanlışın en güzeli geçmişte kalan olsa gerek.
Bir de tekrarlanmayan!

O la la...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder