Sorumluluk almaktan kaçıyorsan başarısızlık korkun olabilir...


İnsan neden sorumluk almak istemez diye hiç düşündünüz mü?
Mesela kendinize bakın bakalım, sorumluluk almaktan kaçtığınız zamanlar oluyor mu?
Benim oluyor. Hem de çok. En basit işten en zoruna, pek çok kez kendimi birşeylere bulaşmaktan, hani elini taşın altına koymak vardır ya, işte onlardan kaçarken buluyorum. Tırıs tırıs, usulca hem de...
Uzun zaman, "ben neden yönetici olamadım, aman şöyle b-ktan bir ortamdı, şunun şusu, bunun busu..." gibi bahaneleri sıralayarak, saydırarak, arkadaşlarla bir araya gelince hayıflanarak takıldım.
Ara sıra kafama takılıyordu. Yahu bu işte bir bit yeniği olmalı, yoksa yöneticilik öyle atla deve bir şey değil, üstelik bir bakıver Allah aşkına kimler yönetici oluyor...
Terapiye gittiğimde, sevgili Meltem Hanım'cığım bana, "isteseydiniz olurdunuz, demek ki içinizde, beyninizde bir yerler gerçekten istemiyor" diyordu da beni ikna edemiyordu. Pardon, Meltem Hanım'ın yaklaşımı ile ben ikna olmuyordum, "olamıyordum" bile demiyoruz çünkü herşey bizim elimizde...
"Olmak ya da olmamak" meselesinin de bununla bir ilgisi var mıdır acaba?
Neyse bir ara Meltem hanım'a gidince sorarım artık.
Dün gece, *Hachiko'yu izlemiş, ağlamış ve yatmıştık Hakkuş'la. Sohbet ediyorduk ama uyku öncesi. Konu geldi bana yine ve Hakkuş sorumluluktan kaçmamı başarısız olma korkuma bağladı.
Çok mantıklı geldi bu söylediği. Üzerinde biraz daha düşünmem lazım ama çok anlamlı bir bağlantı bence.
Başarı herhalde herkesin keyif aldığı bir şeydir. Ancak herkesin başarı tanımı, bağlılığı, bağımlılığı, başarıyı hayatında koyduğu yer farklıdır.
Bende bu çok üst sıralarda.
Kendimi bildim bileli ciddi başarılarım oldu. Ortaokul, lise yılları, üniversite ve iş hayatı...Evlilik ve sosyal yaşam, hobilerimde...Gerçekten şöyle bir değerlendirdiğimde -tamam bir şey Müdürü olamadık ama - hiç de yabana atılır başarılar değil.
Bu noktada ufak bir sorunumuz var ama, o da şu ki, ben bir hedefi koyduğumda çok heyecan duyorum, hedefe ulaşma yolundaki çabalarda heyecanım biraz azalıyor, ulaştığımda mutluluğun zirvesindeyim ancak hemen ardından başarımı unutup gidiyorum.
Hayatı boyunca bu şekilde yaşayan bir insan, kendini yeterince takdir edemez, geçmişindeki parlak dönemlerini, başarılarını unuttuğu için de aslında başarı hikayeleri olmadığını düşünür. Bu durumda başarısız olma korkusu olur. O zaman da hiç bir şeye başlayamaz...
Bu konu sandığımdan da derinlere iniyor.
Şu anda o noktalara girebilecek havada değilim, ayrıca ayıptır söylemesi birazdan yine bir iş görüşmesine gidiyorum.
Davet güzel yerden, kırmak istemedim.
Bakalım.
Konuşup göreceğiz. Beni tatmin edebilecek bir ortam sunabilecekler mi?
Bu konu devam edecek...
*Hachiko, çok güzel, duygusal bir film. Gerçek hikayeden esinlenilmiş. Başrolde Richard Gere var. Kesinlikle tavsiye ediyorum...
Sevgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder